Son Yazılar
14 Şubat 2010 | Yorum yok
Böyle olacağını tahmin etmemiştim. Beşiktaş’ın lige iyice adapte olduğunu bu maçta göstereceğini düşünüyordum. Antep çok iyi başladı. 7 savunmacı, sağ açık Murat, solda Olcan, İleri uçta Cesar ve Beto… Bütün takım bu… Golü erken bulunca geniş alanda rahat rahat top oynadılar. Beşiktaş 10 maçta verdiği pozisyonu bu maçta verdi. Beşiktaş takım halinde mide fesadı geçirtti. Yusuf’tan Allah razı olsun ki futbola dair bir kaç hareket izledik. Ekrem’in ne oynadığını kim söyleyecek? Ben bu adamın koşmaktan başka bir şey yaptığını görmedim. Mağlubiyetin baş mimarıdır. Tek adama yıkmamak lazım denirse, “Neden, Ferrari’nin yokluğu da tek adam eksikliği değil mi?” derim. İşte tek adam bu kadar etkili… Fink de bu kadar kötü oynayabiliyormuş demekki… Tabata mehter takımı misali ama bir farkla, 1 ileri 2 geri… Erken gol yenilen bir maçta Holosko’dan çok fazla birşey beklemiyorum. Açık alan futbolcusu… Bobo her zamanki gibi… Nobre, futbolu çoktan bırakmış. 7,32′lik kaleyi tuttur da kaleci çıkarsın be kardeşim. Sana maç başına değil de, garanti parayı hem de çuvalla verenlerin bir kez daha kulaklarını çınlatıyorum. Hem de en kallavisinden…
Devamını oku »
09 Şubat 2010 | Yorum yok
TÜBİTAK bünyesinde geliştirilen Linux temelli özgür yazılım Pardus, başarılarla dolu 5 yılı geride bıraktı…
Açık kaynak kodlu, özgür işletim sistemi Pardus, 5. yaşını kutluyor. Pardus’un ilk ürünü olan Çalışan CD 2005 yılı Şubat ayında Gaziantep Üniversitesi’nde düzenlenen Akademik Bilişim Konferansı’nda kamuya duyurulmuştu. Pardus, 2003 yılında TÜBİTAK UEKAE (Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Enstitüsü) bünyesinde bir olurluk ve planlama projesi olarak başlatılmış ve hızla çekirdek bir teknik ekip toplanarak Linux temelli, açık kaynak kodlu ve GNU GPL özgür lisanslı bir işletim sistemi dağıtımı geliştirme işine girişilmişti. Bugün varılan noktada Pardus, geniş kitleler tarafından çok yakından takip edilen ve her geçen gün artan sayıda kurum tarafından tercih edilen bir işletim sistemi haline geldi.
Devamını oku »
06 Şubat 2010 | Yorum yok
Aklıma her düştüğünde delicesine ona yazmak isteği de beraberinde gelmiş oluyor. İçimde vızır vızır dolanan ona dair etmek istediği kelimeler; tek başlarına anlam ifade etmeyen ama o aklıma düştüğünde bir bütün oluşturan, fark etmeden bir araya geldiklerinde güzel hikayeler çıkartan kelimeler… Hepsi ona özel olsun istiyorum, sadece o dokunsun satırlarıma, sadece o okusun, sadece o hissetsin, sadece ona ait olsun o kelimeler… Her güne bir kelime yazıyorum ona dair… Bir gün okuduyuverdiğinde hepsini; yüzünde kocaman bir gülümseme oluşsun diye… Gülümsemesini izlerken onun, keyifleneyim diye…
Devamını oku »
03 Şubat 2010 | Yorum yok
Nouma, Beşiktaş’a ikinci geldiği yıl dönemin kalecisi Oscar Cordoba İle yaşadığı bir anıyı gülümseyerek anlattı…
“Kanser tedavimin ardından zor günler geçirmiştim. Futbola yeniden döndüğümde Beşiktaş’ın kalesini Oscar Cordoba koruyordu. Takıma katıldığım günden beri bana antrenmanlarda nasihatlar vermeye başladı. Benim gibi bir yıldız olmak istiyorsan bunları yap diyordu. Ben hiç sesimi çıkarmadım…İnönü Stadı’nda ilk maçımıza çıkıyorduk…Çıkış tünelinde Cordoba bana başarılar diledi, ben de ona diledim…ardından, sen benim kim olduğumu biliyor musun diye sorduğumda bana “Evet, Pascal” dedi…Ben de o zaman sahaya çıktığımızda iyi izle, birazdan kim olduğumu öğreneceksin dedim…sahaya çıktık, stat “Nouma” diye inliyordu… Bana şaşkın şaşkın bakan Cordoba’ya döndüm ve “Akıllı ol!” dedim…”
SEVİYORUZ SENİ PASCAL!!
Devamını oku »